Cuma, Ekim 30, 2009

ŞEHİTLERİMLE BAYRAMLAŞMA...

Ahmed'im, Mehmed'im, Mehmetçiğim;
Şehidim, Peygamber Âguşundaki yiğidim,
Toprak vatanlaşsın diye şehitlikle ölümsüzleşen meyyîdim,
86 yıl evvel, emânet edilen Cumhuriyet'e layıkîyle sahip çıkan ehîl emanetçim; Sana geldim!...
Önünde eğilmeğe, kabrin adındaki tarih sıfatlı değişmeyen adresin önünde diz çökmeğe, değdiği her zerrede seni kucaklayan dudaklarımla, topraklaşan bedenini öpmeğe; Seninle, senin şahsında Şühedam'la bayramlaşmağa geldim...
Sen ki; bayrağa renk verebilecek kadar kanlı,
Sen ki; toprağı vatanlaştıracak kadar canlı,
Sen ki; ölümü öldürebilecek kadar îmanlı,
Sen ki; "Bedr'in arslanları ancak bu kadar şanlı idi" methîyesi kadar şanlı,
Sen ki; bütün dünya savaşçılarına örnek olacak, ders olarak okutulabilecek kadar destanlı,
Sen ki; "Bir ölüp bin diriliriz." dedirtmek için Mehmetçik doğurarak Türkleşen,
Türklüğün devamına Allah(c.c.)'ın görevlendirdiği annelerle analısın...
Sadece Sen'inle bayramlaşacağım Mehmed'im!...
Bu günü bayramlaştıran Sen'sin çünkü... Eğer bu gün bayramsa, bu günü bize bayram îlan eden Muhteşem Türk Atatürk; size, emânet edecek kadar inanmışsa, bu günü sana borçluyum...
Hasmın çok biliyorum! Düşmanlığını belli etmekten korkan, müttefik tarifli ve yüzlerce yıl balyoz gibi tokatlarını yemiş düşmanın çok biliyorum! Vatanlaştırdığın toprakta, kucağında oturarak sakalını yolan "Yerli İşbirlikçiler" de var!...
Ama dostun daha çok...
Sen Allah(c.c)'a, Allah(c.c.) sana dost biliyorum. "Maide Sûresi 54. Ayet"te tarif edilenin, Peygamber duasıyla cennetle müjdelenenin Sen olduğunu biliyorum...
Peygamber(s.a.v)'in âguşunu açarak Sen'i beklediğini ve 'O Bekleyen'i bekletmemek için koşarak gidip ölümsüzleşenin Sen olduğunu biliyorum.
Bu Bayram Sen'in Mehmed'im...
Bu Bayram; senden önce, seninle ve senden sonra "Âguş"a koşanların, koşmak için nöbettekilerin...
Bu bayram; ağlayıp düşmanı sevindirmeyen anaların-babaların...
Bu Bayram; sizi emrine, emânetine verdiğimiz Genel Kurmay Başkanı'nın, komutanlarının. Analarımızı ağlatanların analarını ağlatacağına söz verebilen yüreklerin...
Sana yas tutamıyorum Mehmed'im!...
Sana yas tutarsam, kahpece kurşun sıkan düşmanınını sevindiririm!
Selâm vermeden uçan kuşun yuvasını bozduğun Bayrağımı, sana yakın olsun diye biraz daha yükselttim. Hayatta 20-25 yıl gölgesini gördüğün ve senin mânevî sâyene ihtiyâcı olan Bayrağım, sana selâm versin diye!...
Bilirim ki; bayrak sen, sen bayraksın.
Bilirim ki; vatan sen, sen vatansın Mehmed'im.
Bilirim ki; ölen sen, ölümü öldüren Sen'sin!...
Nice 86, nice yüz seksen altı, nice bin yıllara Mehmed'im. Bayramın kutlu olsun...
Biliriz ki bu günler bayram kalsın diye; toprak, vatan kalsın diye; binlerce yıldır var olan devletin sonsuza kadar var olsun diye, bedel olarak akıttığın kanının her damlası; senden devr'aldığı sancağı dalgalandıran silah arkadaşlarına, komutanlarına, analara, babalara, Türk milletine bayram harçlığındır Mehmed'im.
Senden başka kimse bu bayramlığı ikrâm edemez ve Türk'ten başka hiç bir millet, böyle bayramlaşamaz...
Fatiha'larımla, dualarımla, saygılarımla ve bütün ruhumla Bayramlaşmak üzere huzurundayım Mehmed'im...
Peygamber Âguşu'ndaki Yiğidim; Ahmed'im, Mehmed'im, Mehmetçiğim, Arslanım, bayramın kutlu olsun... Bayramın Kutlu olsun Mehmed'im...
"TÜRK'ÜM. BU AD, HER ÛNVANDAN ÜSTÜNDÜR."
Selam, sevgi, dua
Mustafa ASLAN

Hiç yorum yok: